kirli ayaklarımı
ucuz sehpamın üzerine koyup
bağırıyorum şimdi
kendi kendime,
kendi kendime
dünyanın en yanlış
en bitik
en işe yaramaz cümlelerini
kuruyorum
olmuyor, biliyorum
bir gün beyazlamış saçlarıma
itiraf edemeyeceğim bütün gerçekleri
şimdi bedenimin hangi çürük
bölgesinde saklıyorum
bilmiyorum
çünkü yıllar geçer
yıllar hızla geçer
yıllar öyle hızlı geçer ki
bir hiç gibi geçirdiğin bütün o aylar
sonbahar yaz
ilkbahar ve kış
bütün o yıllar
1995 veya
2005 veya
milattan önce herhangi bir yıl
bir gün tekrar karşına çıkar
ve işte o anda
o mucizevi anda
belki uyandığında
çok saçma bir dakikada veya
soğuk bir pilavı kaşıkladığın sırada
sıçarken veya boşalırken
karşına çıktığında
elin ayağın birbirine girmişken
ruhun ve kalbin birbirine girmişken
bu ben miyim dersin
dibi tutmuş pilavın,
dibi tutmuş her şeyin
dibi tutmuş bütün hayatının
somut bir dışavurumu olduğunu
anlarken
bu ben miydim dersin
yaşadığım her yıl
her akşam
uyandığım her sabah
hiçbir şeyden haberim yoktu
kendime dair,
yalnızdım
yaralıydım
kafese kapatılmıştım
sokağa bırakıldığımda
ne yaptığımı anlamamıştım
dersin
ve tekrar kaşıklarsın pilavı
tekrar sıçarsın
uyur ve uyanırsın
sabahın altısında kalkar ve
asla sahip olmak istemediğin işinin
sana sahip olduğunu anlarsın
bırakıp kaçamazsın
hiçbir şeyi,
kaçamazsın
hiçbir şeyden
dönüp dolaşıp
aynı kelimelerle
farklı cümleler kurmaya çabalarsın
başaramazsın
başaramayacaksın
elin saçlarına girdiğinde
bu ben miyim artık
bütün günler hep böyle
birbirine benzeyerek mi geçer diye
on altı yaşında sivilceli bir salak gibi
kendine sorarsın
ve oturursun
televizyonun karşısına,
ruhen bitmiş ama bedenen sana sırıtan
başka bir spikeri izlersin
fenerbahçe küme düşecek der
hayır dersin
çocuklara tecavüz ediyorlar der
hayır dersin
insanlar binaların altında
sidiklerini içiyor der
hayır dersin
her şeye hayır dersin
elinde sigaran
hiçbir şeyi değiştiremeyeceğini bile bile
değiştirmeye çabalayan
3-5 kişiyi düşünürsün
hayır dersin
hayır dersin herkese
her şeye,
başaramadılar
başaramadım dersin
bu bok çukurunda
en günahsıza taş atan ilk bendim dersin,
miden bulanır
başın döner
safra kesendeki kurtlar
şarkılar söyler,
başını ellerinin arasına alırsın
ve bir zamanlar annenin göğsünü emdiğin günlerden kalma
bir kitabı eline alır ve
kenara fırlatırsın
çünkü her şey eskimiştir
eskimişsindir sen
aşklar ve sevgiler
kollar ve bacaklar
yemekler ve tencereler
pas tutan tavalarda
kırdığın tüm yumurtalar
ırzına geçmiştir
bir gün, bir sabah veya
gecenin bir yarısı,
ölmemek için intihar ettiğin sayısız günden sonra
ölmüşsündür sonunda
intihar etmeden
yenilgiyi kabullenip,
bir mesai saatinden diğerine
yuvarlanarak
belindeki ağrılar
kalbine vururken
başındaki ağrılar
kalbine vururken
dişindeki ağrılar
kalbine vururken
oturur ve
somut bir gerçekliğin tam ortasındaki
çaresiz ve silahını elinden bırakan
son asker gibi
diz çökersin
vur dersin,
her kimsen her neysen
vur beni artık dersin
yaşamayı başaramadım
ölmeyi başaramadım
hiçbir şeyi başaramadım
allahım,
sana inanmak isterken bile
üzerime sıçrattığın boklardan
asla kaçamadım
dersin
7 Kasım 2011 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder