2 Ağustos 2011 Salı

Kayıp

asla doğru yaşanmayacak aşklar dedi
asla doğru yaşanmayacak bu hayatlar
elimdeki süngüyü düşürdüm
avuçlarımdan kayanların sayısını unuttum
şimdi burada
yanlış bir temele dayandırılmış
hayatımdan geriye kalanları
kapıcı alsın diye
kapının önüne koyuyorum
şimdi burada
hayatımdan geriye kalanları
güneşli bir akşamda
havanın kararması için
gökyüzüne fırlatıyorum
şimdi burada
bir zamanlar kaybettiğim her şeyin
odamın köşesindeki örümcek ağları
ve tozlar misali
sabit durmasını umuyorum
ve eğer dediklerim sana saçma geliyorsa
gözlerini kırp
eğer bana inanıyorsan
ellerini oynat
eğer karıncalanmış ayaklarım
sana yürümeye azmediyorsa
polisi ara
eğer kalbim bazen yerinden çıkacakmış gibi
oluyorsa
doktoru ara
eğer asla doğru söylenmeyecek
kelimelerimiz varsa
şairin birini ara
eğer hayatımızdan geriye kalanların
hiçbir anlamı olmadığını anlarsak
tanrıyı ara

lütfen inan bana,
bir gün bu dünyada
yer almayı haketmediğini
bu dünyanın
hayatında yer almayı
haketmesinden daha
önemsiz olduğunu anladığında
sırtını ver tavana
kafanı yastığının altına göm
anneni göm
babanı göm
kardeşini göm
aşkını göm
patronunu göm
otobüs şoförünü,
herhangi bir garsonu
taksi şoförünü göm
özgürleşmek için bu dünyada
önce kendi kemiklerini
kırılıncaya kadar
toprağın en derinine göm

ve inan bana
yanlış kelimelerle
yanlış yaşamlarla
yanlış insanlarla
yanlış maaşlar ve
faturalarla
aşklar ve kadınlarla
dolu hayatında
bir akşam oturup
sol elinde şişe
sağ elinde
bir zamanlar seni mutlu etmeye bile
yetmemiş ve artık
kayıp gitmiş
nesnelerin acı veren varlıkları
hala aklındaysa
vazgeç bu hayattan
en kısa zamanda..

0 yorum: