uyanıyor ve
bir tekme savuruyorum
hayatımın tam ortasına
her sabah,
nereye dek devam eder
adımlarım
inşaatı süren bu yollarda
her durduğumda
daha ne kadar tekmeler savururum
yürümekten vazgeçtiğim
ilerlemekten vazgeçtiğim
sevmekten vazgeçtiğim
bu yaşamda
her durduğumda
kurmalı oyuncak misali
arkadan itilmekten
usanan bu adamın
itfaiyeciler,
polisler,
vezne memurları ve
doçentlerle
derdi nedir acaba
uyuyor ve
bir küfür savuruyorum
en uzaktaki allaha
beni duymasın diye
dibimdeki şeytana
el ense atıyorum
kadehleri tokuşturup
ellerimi bahşiş niyetine bıraktığım
başka bir izbe barda
başka bir sabah yok artık
güneşin ruhumu ısıttığı
başka bir gece yok artık
bir yıldızdan başka
ne kayar acılarımın tamamına
yürüyorum ve
bir yumruk savuruyorum
karşımdaki adama
her şeyi sağa sola fırlatıp
kendimi sabit bıraktığım
bu odada
en çok da kendime katlanamıyorum
değişen ampul
değişen çorap
değişen don
değişen atlet
gömlekler ve kazaklar
tişörtler ve eşofmanlar
kirlilerin arasına düşürdüğüm bu kendim,
bu ellerim,
bu gözlerim
ve geriye hala
benden bir şeyler kalsın diye
yalvardığım bu hayatım
tükürüp atarak beni
arkadan iterek beni
bütün tıkalı yollara
bütün tıkalı hayatlara
bütün tıkalı aşklara
bir darbe daha vurayım diye
bütün kırılgan camlara
yıkanıyor ve
bir şarkı savuruyorum
sıcak suyun altında
kafamı temizlesin diye
kullandığım göz yakmayan
lanet şampuan
derimi yakmakta
ellerimden kayan başka bir sabun
bir aşk misali
gider borusundan kanalizasyona karışmakta
bir bok misali,
kendimi kurulamaktan bıktığım
bu havlu,
kirli ayaklarım
kirli ellerim
kirli göğüs kafesim
kelepçelenmiş yaşamım ve
unutulmaya yüz tutmuş
bir aktör misali
artık hiç gülümsemeyişim
yerini anlamsızlığa bırakmakta
sonunda
dudaklarım
başka bir sonun
ilk nakaratını mırıldanmakta;
hiçbir şey asla
eskisi ve şimdiki gibi
sonrası ve öldüğüm andaki gibi
olmamakta..
18 Mayıs 2011 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

1 yorum:
tarzını sevdim.
Yorum Gönder