27 Nisan 2011 Çarşamba

Siyam Balığı

bir sabah uyanır ve
gözlerini açtığında
yüzleşmeye başlarsın
geçirdiğin hayatla
zaten kaybedeceğini bildiğin
bir yarışmayı
son anda kaybetmiş gibi yaparak
kendini kandırarak
kendini düzelmeye inandırarak

seni bırakan
senin bıraktığın
asla tutamadığın her şey
gün gelir
senin yerini alır
oysa

sen çıkmışken artık
sen olmaktan
başka bir şeyin yerine
başka bir akşamın
veya başka bir dakikanın yerine
geçtiğinde
okkalı bir küfür sallarsın
dünyanın göt deliğine


aşk dersin, bazen
aşk
acıtmıştır hep içini
sevdiğin birini kaybeder gibi
hani herkesin öleceğini bilip
yine de öldüğünde
üzülmek gibi

anlıyorum dersin
bir sabah uyanıp
aynanın karşısında
çapaklarına ve
dişlerinin arasındaki kirlere
bakarken
artık anlıyorum
dersin

neyi anladığını
neyi keşfettiğini bilmez halde
tamtakır buzdolabını açıp
varoluşunun geldiği son noktaya bakarsın
anlıyorum dersin,
yatağa döner ve
ruhundaki açlığın
midenin yerini aldığını bilirsin

bir sabah uyandığında
hiçbir şeyi tutamadığını anlarsın
kasıklarının arasını yoklar
son bir gayretle
boşalırsın,
kalbindeki yaraları
hiçbir tendürdiyotla kurutamazsın
bir zamanlar bacaklarındaki
ve kollarındaki
kabuklaşmış yaraları
kalbinden koparamazsın

tekrar uyanırsın
bir kaç saat sonra
bir şeyler değişmiştir diye umarsın
kalkıp çapaklarınla konuşur
dişlerinin haline acırsın
pencereden dışarıya bakıp
her şeyin hiçbir şeye nasıl
bu kadar kolay dönüştüğünü
izlersin
buzdolabı aynıdır
faturalar katlanarak gelir
dışarda hava aynıdır
kalbin katlanarak acır
su biter,
ekmek biter,
peynir biter,
makarna biter,
para biter,
aşk biter,
bitmemesi gereken her şey
sona ererken
yaşamın devam eder

uyanırsın işte bir sabah
başka bir trajedinin içinde
duvarların arasında
çek yatların arasında
yanmayan ışığın
bozuk musluğun
katlanabilir bir kartonu
kıskandıracak denli
katlanılmaz bir hayatın
tam ortasında
bir zamanlar
dudaklarına
sırtına
göğüslerine
ve hayatlarına
boşaldığın herkesin ve
her şeyin
başka bir oyun olduğuna
inanmış bir şekilde

uyanırsın bir sabah
kurumuş ve kokan
bir ağızdan
hangi cümle çıkar önce
dersin, kendi kendine
kalkar ve gazı açarsın
son bir ölüm için
kanını satmaya hazırsın
ve eğer hala bir gaz varsa,
ve eğer hala biraz şansın varsa,
ve eğer hala biraz ümitsizliğin varsa,
ve eğer buzdolabı hala tamtakır
ve her şey hala
katlanarak üzerine geliyorsa

0 yorum: