29 Mart 2011 Salı

Şeytan ve De Niro

ne yapmalıydım.. ellerimi ovuşturup durdum.. son iş günüm olduğunu bilmiyordum.. oraya gireli 8 ay olmuştu.. elbette memnun değildim ama performans düşüklüğü ve özveri eksikliğinden işten atılmak şaşırtıcı sayılmazdı.. ölüm gibiydi aslında.. birisini öleceğini bilmenize rağmen öldüğünde gösterdiğimiz tepki gibiydi verdiğim tepki..

- üzgünüm toz, merkezden gelen talimat bu şekilde.. bir kişiyi çıkarmamız gerekiyordu en adil şekilde davranmaya çalıştık.
- adil mi.. gayet iyi çalıştığımı düşünüyorum.
- ama yeterli değildi anlıyor musun dostum.. üzgünüm ama referans olarak bizi gösterebilirsin.
- referans mı.. bırakın ya..

başka bir şey demedim, 19 günlük alacağımla beraber toz oldum.. insanların küçümseyici ve rahat bir nefes aldıklarını hissettirdikleri bakışlarını da üstüme çekerek.. dışarı çıktım.. sağa mı dönecektim sola mı.. ne yapacaktım.. ellerime baktım.. su toplamışlardı kaldırdığım kolilerden.. " şunu tartsana olum ", " bu niye bu kadar pahalı ", " alt tarafı bir zarf göndereceğim " .. siktirin lan.. çok da sikimdeydi.. ellerim daha önemliydi.. acıyordu ellerim.. yüreğim acıyordu.. anlayamıyordum insanları.. sistemi.. sağa mı dönecektim sola mı.. dümdüz devam ettim..

içeri girdim ve soyunup yatağa uzandım.. sigara yaktım, dün akşamdan yarım kalan ve artık bir boka benzemeyen ılık birayı içmeye başladım.. sevgilim aradı bir süre sonra;

- naber toz napıyorsun
- iyidir yavrum, evdeyim
- bu saatte mi işe gitmedin mi
- gittim.. gittiğime pişman ettiler
- noldu
- atıldım.. performansımı beğenmediler orospu çocukları..
- yapma ya.. üzüldüm ya.. off.. boşver yapacak bir şey yok.
- üzülmüyorum.. sadece nefretimi çoğaltıyor böyle şeyler..
- bende akşam seni çağıracaktım dışarı bir şeyler konuşmak için.. ama uygun olmaz sanırım..
- birisi diğerini bir şeyler konuşmak için çağırıyorsa ciddi bir sorun vardır
- puff.. sen ve boktan çıkarımların..
- haklı mıyım haksız mı
- haklısın.. yani zamanlama yanlış ama artık konuşmalıyız..
- zaten her şey üst üste gelir amına koyim.. tamam 8 gibi gelirim bara.. uyar mı..
- tamam görüşürüz

sanırım terkedilecektim.. bir süredir sorunluydu her şey.. ama bir ilişkinin neden sorunlu olabileceği hakkında hiçbir fikrim yoktu.. harbiden neden bir ilişkide sorun çıkardı.. insanlık sorunlarla doluydu.. düzüşmek problemdi, öpüşmek problemdi, konuşmak problemdi, içmek problemdi, yatağın hangi kısmında uyuyacağın problemdi, sıçtıktan sonra elini yıkamak problemdi.. ben yıkamazdım.. boktan daha önemli problemlerimiz vardı hayatta..

uzanmaya devam ettim.. saat 4'e geliyordu.. yalnızdım.. valide ortalıkta yoktu.. ki bu durumda olmaması da iyidi.. " neden bu saatte evdesin " , " işten mi atıldın yine " .. binlerce soru.. hava fena değildi.. dışarda güneş hala anlamlıydı ve bu da dolayısıyla hala biraz şansım ve ümidim var demekti..

doğruldum ve sırtımı duvara verdim.. bokserıma baktım.. sanırım değiştirmemin zamanı gelmişti.. sadece düzüşeceğimi bildiğim zamanlarda değiştiriyordum.. mantıklı olanda buydu.. hijyen amına koyim diyen olabilir.. bende sizin amınıza koyim o halde.. birazdan başıma geleceklerden habersiz donuma, su toplamış ellerime, cüzdanımdaki 270 liraya bakıyordum..

sonra bir anda balkon kapısı açıldı.. hafif bir rüzgar içeri girdi.. kapının kapalı olduğuna eminim.. asla dışardan oksijen almazdım.. önce içerdekini tüketirdim.. evet lanet bir oğlak burcuyum ben.. kapıyı kapatasım gelmedi.. rüzgar iyidi.. sırtımı duvara verdim.. bir an gözlerimi kapayıp esnedim.. 10 saniye kadar.. derin esnerim ben.. derin bir adamım..

gözlerimi açtığımda karşımda bir adam gördüm..

- hassiktir noluyor lan
- naber toz
- kimsin lan sen..
- ayağa kalkayım deme sakın, otur
- hassiktir lan

elime geçirdiğim ilk şey kokan bir ayakkabı olmuştu, alıp kafasına attım.. vücudu hiç kıpırdamadı, sadece başını yana çekti.. orta boylarda, temiz yüzlü, takım elbiseli bir adam vardı karşımda..

- noluyor lan, kimsin sen
- eğer sakinleşmezsen kötü şeyler olabilir
- hadi lan, siktim ananı şimdi
içeri gidip bıçak alacaktım.. kimdi bu orospu çocuğu.. nasıl girmişti içeri.. hemde takım elbiseyle.. manyak mıdır nedir amına koyim.. ayağa kalkmamla bir anda istemdışı tekrar oturup ayaklarımdan yatağa zincirlendim..
- napıyorsun lan, nasıl oluyor bu
- bak sana demiştim.. şimdi sessizce otur ve dinle..

sanırım başka çarem yoktu.. öldürülecektim herhalde.. bir günde hem işten atılıp, hem terkedilip bir de ölmek pek adil değildi..

- tamam.. kimsin
- söyleyeceğim ama gülmeyeceksin.. ben şeytanım..
- hahahah.. pardon ya.. hahahahahha.. amına koyim işe bak.. şeytan mı hahaha
- inanmıyor musun..

suratındaki öfkeyi gördüm.. bu konuda dalga geçilmek pek hoşuna gitmiyor gibiydi.. gözleri bir anda kırmızıya dönüşecekti sanırım.. angel heart'ta görmüştüm bunu.. robert de niro şeytandı, iyi giyimliydi, uzun tırnakları vardı.. gördüğüm en klas şeytandı.. tırnaklarına baktım.. kesilmişti.. bu adam hiç şeytana benzemiyordu..

- beni sakın robert ile karıştırma.. o filmi düşündüğünü görüyorum.. orospu çocuğu benim rolümü çalmıştı zaten..

sonra bir anda odadaki tüm eşyalar yer değiştirmeye başladı.. her şey havada uçuşuyor ve tekrar başka bir yere konuyordu.. abajur karşı tarafa geçti.. yerdeki bira şişesi adamın ayağının altına..

- tamam tamam inandım.. hem şeytansın hem de dizayn işleriyle uğraşıyorsun..
- ahah.. sende sevdiğim şey soğukkanlılığın.. aslında şeytan sen olmalıydın..
- koli bile paketleyemiyorum amına koyim..
- farkındayım.. neden burda olduğumu merak etmiyor musun..
- aslında ediyordum da vazgeçtim.. muhtemelen öldüreceksin beni.. şansımı sikeyim..
- hayır öldürmeyeceğim.. iyi bir gün geçirmediğine tanık oldum.. buraya gelişimin makul bir açıklaması yok.. dönem dönem evlere uğruyorum..
- temizlikçi kadınlar gibi yani.. o kadar eve uğradıysan neden kimse duymadı bunu bugüne dek..
- çünkü bunu söylerlerse öleceklerini biliyorlardı..
- ama sen şeytansın.. yani bilmelerinde tuhaf bir şey yok.. hassiktir.. sen varsan..
- tanrı da var evet.. ve sanılanın aksine aramız gayet iyidir.. tek başına idare edilemez insanlar.. hepiniz kafayı yemişsiniz..
- tanrı burda olduğunu biliyor mu..
- diğerleri bilmez ama buranın tanrısı biliyor elbette..
- diğerleri mi..
- evet diğerleri.. ülke ülke ayrılmıştır tanrılar.. din din değil yani.. ben türk şeytanıyım..
- hassiktir.. ahahaha.. bu ırka bir tanrı ve şeytan bahşedilmesi komedi ya.. ahahah..
- bence fazla gülme.. rahatsızlık vermeye başlıyorsun bir süre sonra..
- peki ya dinler.. dinlerin tanrıları, şeytanları.. bok püsür.. bi dünya ayet falan.. hani komşunu sev der incil mesela..
- o konuda diğer tanrılarla ve şeytanlarla mutabakata vardık.. 250 civarı tanrı ve şeytan kafa karıştırırdı.. bir kaç kitap işimizi kolaylaştırdı.. ama farklı ülkelerde takılıyoruz..

karşımdaki tuhaf varlığa baktım.. çok sıradan görülüyordu.. takım elbisesi kıyaktı ama sıradandı işte.. daha farklı bir şey ummuştum..

- ne ummuştun ki daha farklı.. ben buranın şeytanıyım ve gücüm hala tartışılmaz..
- neden geldin buraya.. özellikle buraya yani.. bunun mantığı yok.. depremde kurtarılacak son adamım..
- şu an yaşaması için herhangi bir nedeni olmayan bir adamsın.. önceden de yoktu.. senin için ölmek ya da yaşamak farketmiyordu.. canını alacaktım buraya geldiğimde ama vazgeçtim.. sadece ne haldesin bakmak istedim..
- azrail ilgilenmiyor muydu can alma işiyle..
- kitapta öyle.. ama ben bakıyorum bu işlere.. canını alacağımız her adama azrail yetiştiremeyiz değil mi.. benden kimseye bahsetmeyeceğini biliyorum..

gözlerimi kapattım iki saniye kadar.. açtığımda gitmişti şeytan.. balkon kapısı kapanmıştı.. ayağımdaki zincirler yok olmuş, eşyalar eski yerine geçmişti.. rüya mı görmüştüm.. orospu çocuğundan borç para istemeliydim belki de..

duşa girdim.. ılık suyun altına.. neler olup bittiğinden haberim yoktu.. yalnız hissediyordum.. rüya görmüş olabilirdim, görmemiş olabilirdim.. şu aşamada önemi yoktu.. hayatım çoğu zaman gerçekle halüsinasyonun birbirine karıştığı bir şeydi..

saat tam 8 de bardaydım.. ilk kez bir buluşmaya zamanında gitmiştim.. hatunumu düşündüm.. ayrılsa ne farkedecekti ki.. kadınlar bunu daha melodramatikleştiriyordu ama her zaman senden once bir başkasını buluyordu.. bu da samimi değildi.. yalnız olmak çok önemli değildi, yalnız hissetmek daha büyük sıkıntıydı.. şeytanı düşündüm barmen karşımdayken..

- moruk sence şeytan var mı
- hı?
- sence, şeytan var mı
- nerden çıktı bu şimdi
- bilmiyorum merak ettim.. sanırım şeytan da var tanrı da var ama sandığımızdan farklı.. hem de çok..
- lan bi kişi de şuraya oturunca felsefeye başlamasın

adama baktım.. haklıydı.. bu barı idare ettirmeye çabalıyordu.. müşteri yoktu, para kazanamıyordu.. 19 günlük alacağımı almış ve içkiye yatırıyordum.. muhtemelen birazdan terkedilecektim.. bardan kalktım.. masaya geçtim..
8.30 olmuştu.. sanırım ekilmiştim.. aramadım elbette.. oturdum ve içmeye devam ettim.. telefon çaldı;

- nerdesin amına koyim ya
- doğru konuş be.. 20 dakikaya falan ordayım trafiğe takıldım
gözlerimi ovuşturdum uzun uzun.. hay sikeyim dedim.. napıyorum burda.. bugün rüya mı gördüm acaba.. gözlerimi açtım.. karşımdaydı..
- hassiktir
- nasılsın bakalım
- habire gelecek misin karşıma sessizce
- bu aralar boşum.. insanlar birbirlerinin işini görüyor nasılsa
- kaç tane takım elbisen var senin.. hatta niye takım elbise giyiyorsun
- ben şeytanım.. iyi görünmem lazım.. senin gibi görünseydim senin gibi sıradan biri olurdum..
- tanrı ne giyiyor
- o daha sportif takılır.. anlaşamıyoruz bu konuda hahaha
- puf.. seni görmüyorlar değil mi
- ben istemezsem göremezler.. ama etkimi hissedebilirler.. bak soluna

döndüm.. karşımda oturan adamın birası yere düştü masadan.. barmen geldi, adam ben bir şey yapmadım dedi.. barmen keyifsizce ortalığı temizledi..

- çok ibnesin lan
- sen hala öğrenemedin mi şeytanla nasıl konuşulacağını
- pardon.. ağız alışkanlığı
- berbat bir hayatın var değil mi.. kız arkadaşın terkedecek birazdan seni üstelik.. iş bulman zaten imkansıza yakın.. niye yaşıyorsun ki..
- moralimi bozacağına alsana canımı.. cesaretim yok hiç.. ne yaşayabiliyorum ne de diğeri..
- bak sana bir seçim şansı veriyorum.. başkası olsa çoktan almıştım canını.. şimdi arkanı dön ve şurdaki çifte bak..
- şu yiyişenler mi..
- evet.. birazdan o kızın nişanlısı gelecek.. bir süredir takip ediyor onları.. gerçi bende gazladım adamı epey.. belinde silahı var.. burayı dağıtacak.. şimdi burdan gidersen kurtulursun.. gitmezsen vurulma ihtimalin fazla..
- tanımadığım ve hele aşk acısı çeken bir gerzeğin silahıyla ölmek istemem.. hele bu barda..
- o zaman biranı bitir ve git..
- hatun gelecek.. onu içeriye sokamam zaten, beklerim dışarda..
- hayır.. olayın zevki burada.. ya kalmayı seçip kız arkadaşını koruyacaksın ya da şimdi gideceksin.. boşuna arama hatunu, açmayacak.. adam 2-3 dakika içinde gelecek içeriye.. bunların tersine bir şey yaparsan durdururum..

arkama döndüm.. hala yiyişiyorlardı.. ne yapacaktım.. hay amınıza koyayım dedim içimden..

- gerçekten götmüşsün

döndüm ve şeytan yoktu.. elbette.. ne yapacaktım.. ölmek sorun değildi.. aslında sorundu ama bu şekilde ölmek sorundu.. kalırsam ve adam ortalığa ateş ederse muhtemelen ikimizde geberecektik.. fazla düşünme şansım yoktu.. dışarı çıktım kimseyi uyarmadan.. rüya görüyor olamazdım..

bardan çıktım, sola döndüm.. 5-10 adım attım.. sağa döndüm ve diğer bara girdim.. 5 dakika geçti.. telefonum çaldı.. hatun arıyordu.. açmadım.. eleman geldi

- ne içersin
- bira tabi
sahneye baktım, herkes kafa sallıyordu.. beynim yerinde değildi.. bira geldi..
- ne çalıyor bu elemanlar
- in league with satan diye bir şarkı.. ben istemiştim

anlamsız bir sırıtışla yüzüme baktı.. gözleri kıpkırmızı oldu birden ve gitti.. hassiktir lan dedim.. daha neler.. barmene baktım, döndü bana baktı.. gülümsedi.. bir kaç dakika sonra müziği bastıran silah sesleri geldi dışardan.. herkes dışarıya üşüştü..

biramı içmeye devam edip Robert de niro’ya okkalı bir küfür salladım..

1 yorum:

cüzzamlı melek dedi ki...

- hassiktir.. ahahaha.. bu ırka bir tanrı ve şeytan bahşedilmesi komedi ya.. ahahah..

bu çok iyiydi..